| Transdesign, 2010, 150x90 cm Transperant kağıt üzerine karışık teknik |
Trans-design serisinin çıkış noktası da tasarımın geldiği noktadır. Burada tasarım düşüncesi hayata geçirilirken kullanılan yöntemler ve nesneler ele alınmış, üretim teknikleri sondan başa doğru elenerek tasarımın özüne inilmeye çalışılmıştır. Tasarımın özü nedir? Karalamalar, desenler, eskizler… Tasarım nesnesi hayata geçirilirken en önemli aşama üretimden bir önceki aşama olan teknik resmin oluşmasıdır. Teknik resim evrensel bir dildir. Tüm diller gibi kuralları, formları vardır; dolayısıyla birbiriyle mükemmel uyumlu formların bir güzelliği, estetiği vardır. Ama sonuçta teknik bir resimdir; matematiktir, geometridir bir sanat yapıtı değildir. İşte her şeyi tasarım olan tasarımın kendisi, özü olan nesne farklı bir bakış açısı ve uygulamayla sanat yapıtına dönüşmekte(mi?)dir. Sonuca baktığımızda ortada teknik resim kalmamıştır, üzerinde ölçüler olmasına rağmen üretimde kullanılabilmesi için gerekli olan oranlar ve ölçüler arası ilişkiler yok edilmiş, formun kendisi anlaşılsa da teknik resmin gerektirdiği tam ve kesin netlik kullanılamaz hale gelmiştir. Sanat yapıtı ile teknik resim arasındaki en büyük fark, formu ne olursa olsun ikincisinin yaratılma sebebinin bir işlevinin –burada üretim resmi- olmasıdır. Sanat yapıtının işe yaramak gibi bir yükümlülüğü yoktur. Teknik resmin var olma nedeni zorunluluk, sanat yapıtının ise özgürlüktür. Burada teknik resim işlevinden arındırılarak kendi sınırlarının dışına taşmış, bir nevi özgürleşmiştir. Artık özgür bir nesnedir, zorunluluk var olma sebeplerinden değildir; olsa da olur olmasa da…Her ne kadar Baudrillard her şeyin ‘trans-…’ kavramına indirgenmesini pozitif bir değer olarak görmese de, Trans-Design kavramının nesne üzerinde hayata geçirilmesiyle ortaya çıkan sonuç nesneyi özgürleştirmiş, bir önceki sıradan konumundan çıkartarak yeni bir kimlik (transfigure: şeklini değiştirip yüceltmek) kazandırmıştır. Tekrar tasarımın aşamalarına bakıldığında; teknoloji çağında tasarımın oluşturulması da boyut atlamış, artık bilgisayar ekranlarında üç hatta dört boyutlu tasarımlar yapılır hale gelmiştir. Trans-design serisinin nesneleri bilgisayarın ışıklı ekranında çizgilerden oluşan iki-boyutuyla varlığı yokluğu tartışmalı bir noktadayken, önce yine teknolojinin olanaklarıyla saydam –transparent- kâğıtlara basılarak (transfer) elle tutulur hale gelmiş, daha sonra da bu sefer plastiğin imkânlarıyla bir dönüşüm (trans-form) geçirmiştir. Ortaya çıkan yeni nesne artık bakanın gözünde ve ruhunda oluşturduklarıyla -iyi ya da değil-bir sanat nesnesidir. Formlar artık matematiğin kurallarıyla değil, yeni renkler ve yeni biçimleriyle birlikte sanatın kuralsızlığıyla özdeşleşiyor, özgürleşiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder